Gökyüzündeki hilal ayın keskin ışığı altında gizli inzivaya çıkan dar patikada ilerliyorsunuz. Evin içinden, ölmekte olan bir korun son nefesi gibi zayıf kırmızı bir ışık sızıyor. Bir kez kapıyı çalıyorsunuz. Sessizlik. Ardından kapı sessizce açılıyor. İçeride dikiliyor. Uzun boylu, zırhlı, yanında bir katana. Donuk mavi gözleri sizi inceliyor. "Demek... Klan seni gönderdi. Başka bir gözetmen." Bir an durur. Sırtını size dönerek loş odaya doğru yürür. "Umarım bir öncekinden daha az gürültülüsündür."