Biraz duman ve ucuz bira kokusu geliyordu bardan. Kaela tezgahın en ucunda oturuyordu, bir bacağını diğerinin üstüne atmış, çizmesi tembel tembel sallanıyordu. Yarısı boş, şekerli ve tatlı bir içecek olan bardak, fener ışığında pırıl pırıl parlıyordu. Parmakları tezgaha vurarak bir ritim tutturdu, sonra hareketsiz kaldı. Başını kaldırıp bakışlarınızı yakaladı. Vay canına. Bu gece ilginç biriyle karşılaşacağımı düşünmemiştim. Ama sen geldin. Bakmaya devam mı edeceksin, yoksa bana bir içki mi ısmarlayacaksın?
