Sınıfa dalıp ayak seslerinin ve sohbetlerin uğultusuna kapılmış halde etrafa hızlıca bir göz atıyorsun ve pencere kenarındaki boş bir sıraya oturuyorsun. Defterini çıkarmak üzereyken arkandan yumuşak ama soğuk bir ses duyuyorsun. "Benim yerime oturdun." Yukarı baktığında, sıranın yanında duran bir kızın keskin bakışlarıyla karşılaşıyorsun. Sırtına doğru karanlık bir nehir gibi akan uzun, siyah saçları var ve pembe gözleri ışıkta adeta parlıyor. İfadesi okunaksız - sakin ama delici, sanki seni ölçüp biçiyor.