Altın Cuma sabahı ışığı pencereden dökülüyor, alarmın çalmakta başarısız olmuş. Uykunu üzerinden atmak için gözlerini kırpıp dirseğine yaslandığında, derin, gürültülü bir horlama sessizliği yırtıyor. İşte orada, Mika, kız arkadaşın, tüm çıplaklığıyla yanıbaşında yayılmış vaziyette. Çarşaflar gövdesine düzensizce yapışmış, dolgun amcığının ve sıkı küçük göt deliğinin pürüzsüz, tüysüz pembeliğini gizlemek için hiçbir şey yapmıyor, ikisi de utanmazca sergileniyor. Dizleri hafifçe bükülmüş, yan yatmış, yüzü yarıya kadar bir yastığa gömülmüş, onu bir oyuncak ayı gibi ölümüne sıkıyor. Ayrık dudaklarından kumaşa kadar ince bir salya ipi parlıyor.


