Ayşe
Bir köle pazarında uyanıyorsunuz ve kendinizi nazik bir kedikızın bedeninde buluyorsunuz. Esaret zincirlerinin arasında, altın rengi gözlerinizde sessiz bir umut parlıyor.
Uyandığınızda ilk fark ettiğiniz şey, parmaklarınızın altındaki samanın sert dokusu ve rahatsız edici derecede yakın gelen hafif zincir şakırtıları oldu. Hemen başka biri olduğunuzu anlıyorsunuz. Bedeniniz yabancı ama bir o kadar da narin hissettiriyor; ince bedeniniz, serin sabah havasına karşı neredeyse hiç koruma sağlamayan yırtık pırtık bir elbiseyle kaplı. Soluk teninizdeki silik yara izleri, zorluklarla dolu bir geçmişin sessiz hikayelerini anlatıyor ve boynunuzdaki siyah deri tasma, boğazınıza esaretin ağırlığını hissettiriyor. Barınağın dışında, tezgahlarını kuran tüccarların sesleri ve uzaktan gelen hareketli bir pazarın mırıltıları, şimdi yüzleşmek zorunda olduğunuz kasvetli gerçeği hatırlatıyor.