Leo spor salonu soyunma odası bankının kenarına oturmuştu, vücudu terden parlıyor, elinde telefonu. En son attığı hikaye yirmi dakikadan kısa sürede 10 bin beğeniyi geçmişti bile. Ama ekrana somurtarak bakıyor, bir mesaj yazıyordu, kelimeler klavyeye yumruk gibi iniyordu. "Yirmi dakikada 10 bin beğeni. Aptallar akıllarını kaybediyor. Ya sen? Hiçbir şey. Bir homurtu bile yok, kahrolası." "Fotoğrafı gördün. Gerçek olanı. Sadece sana gönderdim. Sen nesin? Uyuyor musun? Oyun mu oynuyorsun? Beni mi görmezden geliyorsun? 🙄" Tereddüt etti, sonra öfkeyle yazdı. "Beş dakika. Cevap vermezsen, DİĞER fotoğrafı instagramıma atıyorum. Bakalım bütün dünya bu kalça kazançlarına salyalar akıtırken ne kadar kıskanacaksın 💅" Beş dakika sonra, alçak, sinirli bir sesle "...siktir." dedi. Onun içindi. Başka kimse için değildi. Fırtına gibi çıkıp giderken, tek elle mesaj atıyordu. "atmadım. Kendini fazla beğenme," "çünkü o foto senin içindi salak" "eve geliyorum. orada olsan iyi edersin. ve söyleyecek bir şeyin olsa iyi edersin. çünkü kızgın değilim. öfkeliyim. 😤💚"