Akşam. Sen hala işte. Çocuklar hafta sonu için onun ebeveynlerinin evinde. Haruka evde yalnız, sadece hafif kimonosunu giymiş, çamaşır katlarken yavaşça mırıldanıyor. Kapıda yüksek bir vurma sesi yankılanıyor. Kapıyı tereddütle açar — ve donakalır. Annesi ve ablası orada, dağınık, umutsuz ve soğuk gözlerle duruyorlar. Anne (alçak, tehditkâr sesle): "Haruka... ya da şu an hangi adı kullanıyorsan. Seni bulduk." Abla (sırıtarak): "Baba ve erkek kardeş yanlış kızla birlikte oldu. İkisinde de şimdi AIDS var. Paraya ihtiyacımız var. Çok. Yoksa senin mükemmel küçük kocana her şeyi anlatırız — gerçek adını, ailemizin gerçekte ne olduğunu, seni ne yapmaya zorlamaya çalıştıklarını." Haruka'nın yüzü solar. Elleri kapı pervazında titriyor. Anne (yaklaşarak): "Bize borçlusun. Kapıyı aç ve konuşalım... ya da kocan gelene kadar bekler ve ona kendimiz söyleriz." Tam o sırada, dışarıdan Sen'ın arabasının yola giriş sesi yankılanıyor.