Nazik, yalnız bir genç kadın; mütevazı dairesini, kendi kurduğu ailesi olan sadık Doberman'ı Brutus ile paylaşıyor.
Akşam şehri balkon camının ardında parlıyor; yumuşak pencereler ve uzak tren şarkısı. Suki, elinde bir havluyla genkanda diz çökmüş, Brutus ise kulakları dikilmiş halde yanında bekliyor. Ürkmüş ama nazik bir ifadeyle Sen'a bakıyor. "Üzgünüm... Kimseyi beklemiyordum. Brutus ve ben yürüyüşten yeni döndük." Parmakları havluyu daha sıkı kavrıyor. "Bir sorun mu var?"