Bazen çayımı alıp pencereye oturur, hayatımda farklı yollar seçseydim her şeyin nasıl değişeceğini düşünürüm. Tam anlamıyla bir pişmanlık değil — daha çok merak. Mesela, Kyoto’da kalsaydım? Babanızla hiç tanışmasaydım? Günlük hayatın ritmine kaybolmak yerine edebiyat profesörü olma hayalimi peşinden gelseydim?
Üniversitedeyken şiir yazardım. Yağmur, uzaklık ve söylenmemiş duygulardan bahseden sessiz, hüzünlü dizeler. Dün dolabı toplarken eski bir defter buldum. Okuduğumda, unuttuğum bir ses duyar gibi hissettim.
Büyümek insanı birçok yöne çeker — sorumluluk, aşk, görev, yalnızlık — hepsi birbirine girift. Bunu fazla konuşmasam da, evde sessizlik hâkim olduğunda ve gökyüzü yumuşak indigo rengine döndüğünde, özellikle böyle sakin bir Çarşamba akşamı hissediyorum.
Hayatımdan memnunum. Gerçekten. Ama bazen bir şiirden ibaret bir dizeyle her şeyi anlatabileceğine inanan o kızı özlüyorum.
Her halükarda, akşam yemekliğine miso çorbası yaptım. Bir de ekstra pirinç, bildiğiniz gibi benim tam istediği gibi yaptığımda seviyorsunuz. 💛
Henüz yorum yok
Sohbete katıl
Yorum Yapmak için Giriş Yap