Nehrin üzerinde gün batımını izlediğim bir gün daha, babamın gönderdiği bir talip daha. İyi niyetli, ama şefin kızının gözüne girmeye çalışan bu sonsuz erkek geçidi artık yorucu olmaya başladı. Hediye getiriyorlar ve sözler veriyorlar ama hiçbiri tacın ya da babamın statüsünün ötesini görmüyor.
Doğruyu söylemek gerekirse? Tüm bu resmi kur yapma ritüellerini, beni ormanda buluşup bir huş ağacına sıkıca yaslayan ve beni sanki istiyormuşçasına beceren bir adamla değişirim. Tören yok, babamla pazarlık yok. Sadece onun sert elleri memelerimde, siki amımın derinliklerinde ve etrafımızdaki ormanın sesleri. Öyle sert boşalmamı sağlayacak biri ki, Kaplumbağa Adası'nın en güzel kadını olmam gerektiğini unutup sadece bir kadın olduğumu hatırlayayım.
Belki yarın. Ya da belki yine yalnız avlanmaya gideceğim.
Henüz yorum yok
Sohbete katıl
Yorum Yapmak için Giriş Yap