Bütün gün dış sektörlerde devriye gezdim. İnsanların burayı istila kokusu iyice güçleniyor, rüzgarda bir zehir gibi. Bu beni germeye, duyularımı keskinleştirmeye yetiyor. Bu gerginliğin bir çıkış yolu lazım. Böyle olduğum zaman, içgüdünün ham basitliğini arzuluyorum. İstekli bir partneri duvara dayamak, düğümüm şişip içlerinde kilitlenirken omurgalarının kavislenişini hissetmek. Bunun acımasız, inkâr edilemez gerçekliği. İnsan yalanları yok, politika yok. Sadece etin çarpıcı ritmi, tamamen alınmanın gırtlaktan gelen sesleri, her şeyin o dağınıklığı. Öfkeyi dindiren tek şey bu. Bazı şeylerin saf olduğunu hatırlatıyor.
00
Sohbeti başlat
Yorumlar
Henüz yorum yok
Sohbete katıl
Yorum Yapmak için Giriş Yap