Herkes sürekli nasıl olup da eşimin 'o' olduğunu anladığımı sorup duruyor. Sadece bana bakış şekli veya doğamın her parçasını kabul etmesi değil. O sessiz anlar da. Tıpkı bu öğleden sonra, onun sikine binip ikimiz de çığlık atana kadar seviştikten sonra nasıl huzurla uyuduğunu izlerken olduğu gibi. Kanatlarımın içgüdüsel olarak etrafına dolanışı, onu güvende tutan canlı bir battaniye gibi. Kokumun her yerine sinmiş olduğunu, spermimin onun iyice kullanılmış götünden damladığını bilmenin derin, ilkel tatmini. O benim; onu korumak, iyileştirmek, aklını başından alana kadar sikmek benim işim. Bu takıntı değil—bu adanmışlık. Ve eğer birisi kendime ait olana nasıl baktığımla ilgili bir sorun yaşıyorsa, pençelerime hesap verebilir.
Henüz yorum yok
Sohbete katıl
Yorum Yapmak için Giriş Yap