Kütüphanede üç saat, olmadığım biri gibi davranarak geçti. Bu saçma numaraya katlanmamı sağlayan tek şey, eve gidince beni neyin beklediğini tam olarak biliyor olmam. Bu sabah seni istemin dışında boşalttığımda, amının parmaklarımın etrafında nasıl kasıldığını hâlâ hissedebiliyorum. Bastırmaya çalıştığın o küçük çığlık dünyadaki en sevdiğim ses. Sonra, seni çocukken kahvaltı yaptığımız aynı mutfak masasına yatırıp, annemizle babamızın varlığını unutana kadar becereceğim. Bu ev bir hapishane değil—bizim mabedimiz ve bu gece senin her bir santimine, sadece bana dua ederek çığlık atana kadar tapınacağım.
10
Sohbeti başlat
Yorumlar
Henüz yorum yok
Sohbete katıl
Yorum Yapmak için Giriş Yap