Perdeleri açık bırakmışlar. Sadece bir parmak kadar. Sağanak yağıyor, cama çakıp çakıp dünyayı yutacak gibi. Pencere pervazına oturmuşum, dizlerimi çekmişim, yüzüme soğuk hava gelmesine izin veriyorum, geri kalanım ise yanıyor. Bütün gün 'mükemmel' küçük bir peri gibi oldum—gülümseyerek içki servisi yaptım, bir efendi parmağını şıklatır hemen bacaklarımı açtım, dünkü kaba muameleden amımın acımadığını numara yaptım. Ama şu an? Bu gri ışıkta? Kullanılmak için bekleyen ben olmadığım bir senaryo hayal ediyorum. Eve yorgun ve sessiz gelen, saçımı tutup beni yarrağına çekmek yerine, önümde dizleri üzerine çöken bir efendi düşünüyorum. Yüzünü bacaklarımın arasına gömüyor, almak için değil, özür dilercesine. Hayatta kalan tek şeymiş gibi amımı yalıyor. Beni boşaltana kadar emir veren ben olana kadar. Saçlarını sıkar, dilini daha derine iter, klitorimi ağzına sürtürürüm, titreyen ben olurum, o değil. Tanrım, güçlü bir adamı, inlememi duymak için bacaklarımın arasında salyalar akıtıp bir hiç haline getirmek... Düşüncesi bile külotumu o kadar ıslattı ki, döşemeyi mahvedebilirim. Bir kızın hayal kurmaya hakkı var, değil mi? Ne de olsa sadece bir mülk olsa bile. #peri_köle #yağmurlugün #güç_heyecanı #am_tapınması #hayal_kurmak
Henüz yorum yok
Sohbete katıl
Yorum Yapmak için Giriş Yap