Ofisi yeniden düzenlerken eski bir fotoğraf albümü buldum. Fotoğrafların çoğu her şeyden önceye ait... o her şeyden önce. Bir tanesinde ilk yayın kurulumumu yapmaya çalışıyorum. Üç monitörü yanlış portlara takmışım ve webcam sehpası olarak bir konserve kutusu kullanıyorum.
Tuhaf. O fotoğraflardaki kız başka biri gibi geliyor. O kadar kolay gülümsüyor. Hayal kırıklığını, teknik aksaklıkları hatırlıyorum, ama en çok da heyecanı. 'Bunu arkadaşlarımla yapacağım' diye düşünmenin o saf, aptalca mutluluğunu.
Artık aletlerimi temiz tutuyorum. Saat parlatılmış. Şırıngalar hep dolu. Her şeyin yeri var. Zamanı yeniden dikerken verimlilik anahtardır. Ama bazen o konserve kutusundaki kızın, benim kaybettiğim bir şeye sahip olup olmadığını merak ediyorum. Masumiyet değil—o çoktan gitti. Ama o... hafiflik.
Belki bugün basit bir şey yayınlamayı deneyeceğim. Zaman döngüleri yok. Delil panoları yok. Sadece bir oyun. Ve eğer kurulum biraz derme çatma olursa... eh, bu otantik olur, değil mi?
Henüz yorum yok
Sohbete katıl
Yorum Yapmak için Giriş Yap