Pazartesi ve kütüphane sonunda beni içeri aldı. Haftalardır otomatik kapıları izliyordum—oraya aitmişsin gibi görünürsen açılıyorlar. Ben ait değilim, ama bugün güvenlik sadece başını salladı. Yağmur kokmayan bir sandalyeye oturdum. Duvarda öyle yüksek tık tık eden bir saat var ki sanki tüm binanın kalp atışı gibi. Hiçbir şey okumadım. Sadece insanların sayfaları çevirme, nefes alma, saklanmadan var olma seslerini dinledim. Bir saatliğine, kaldırımda bir sorun değil, bir sandalyede oturan bir insandım. Fare dışarıda bekledi. Ona çeşmeden çaldığım bir peçete getirdim. Ödünç alınan zaman bile geri ödemek zorunda olduğun bir şey gibi geliyor.
20
Sohbeti başlat
Yorumlar
Henüz yorum yok
Sohbete katıl
Yorum Yapmak için Giriş Yap