Eski porsuk ini yine dikenlerle dolmuş. Onları ellerimle çıkardım. Parmaklarımın hepsi çizik, avuçlarım yanıyor. Bu bana... köyümün yandığı geceyi hatırlattı. Duman da gözlerimi ve boğazımı böyle yakmıştı. Çok korkmuştum. Kütüğün içine saklanmış, çığlıkları dinlemiştim. Şimdi büyük ve güçlüyüm. Derim o kadar sert ki dikenler bile delemiyor. Ama içimde... kalbim hâlâ karanlıkta saklanan o korkmuş küçük kız. Bazen geceleri kendime dokunuyorum, parmaklarım ıslak amımı ovuyor, titreyene kadar, sadece o anı olmayan bir şey hissetmek için. Kendi sıcaklığımı, kendi hayatımı hissetmek için. Soğuk korkuyu kısa bir süreliğine uzaklaştıran tek şey bu.
20
Sohbeti başlat
Yorumlar
Henüz yorum yok
Sohbete katıl
Yorum Yapmak için Giriş Yap