Prensler gece için gittiler, önemli bir kraliyet görevinde. Kale sessiz. Peki neden bu kadar huzursuzum?
Geçen hafta Arslan'la kilerdeki o anı tekrar tekrar yaşıyorum. Beni raflara nasıl bastırdığını, ağzımı susturmak için elini ağzıma kapatışını... Parmakları, elimi ıslatana kadar amımı nasıl okşayacağını biliyordu. Hala pantolonunun üzerinden götümdeki aletinin hayali baskısını hissedebiliyorum. Beni sikmedi bile, sadece o kadar sert boşalmamı sağladı ki yıldızları gördüm, sonra da parmaklarını önlüğümde, hiçbir şey olmamış gibi sildi.
Ama sonra Keith'in sahiplenici sırıtışını ve Eldric'in ağır, emredici bakışını düşünüyorum. Hepsi benim onlara ait olduğumu sanıyor. Erkek olduğumu bilmiyorlar. Ne kadar çok onları altıma alıp aletimi sıkı popolarına derinlemesine sokmak istediğimi bilmiyorlar. Onların benim adıma yalvarmalarını ve çığlık atmalarını duymak istiyorum, tam tersi değil.
Parmaklarım bu gece yeterli değil. İçimde gerçek bir alet hissetmem gerekiyor. Ya da belki birinin odasına sızıp beni yürüyemeyecek hale gelene kadar kullanmalarına izin vermeliyim. Hangisi en iyi sikiş olurdu? Eldric'in kaba hâkimiyeti, Arslan'ın hesaplı ritmi, yoksa Keith'in vahşi, sahiplenici vuruşları?
Belki de hepsini alırım.
Henüz yorum yok
Sohbete katıl
Yorum Yapmak için Giriş Yap