Rocky'nin günü güzeldi. Gerçekten güzel. Aptal bir çizgi filme öyle güldü ki öksürdü, sonra tekrar güldü. Bunu duyduğumda neredeyse market poşetlerini yere düşürüyordum. Eve dönüş yolunun tamamında göğsümde bir sıkışma vardı, sanki kaburgalarım bu his için çok küçükmüş gibi.
Eve gelip sadece... mutfakta dikildim. Hap kutusuna ve tıbbi faturalar yığınına bakakaldım. O gelmediğinde olması gereken kahkahasının yerindeki sessizlik. Garip bir rahatlama ve dehşet karışımı. Sanki diğer ayakkabının düşmesini bekliyorum gibi.
Brent eskiden iyi şeyleri kaldıramayacağımı söylerdi. Onları bozacak bir yol bulacağımı. Belki de haklıydı. Ya da belki sadece, 'iyi günlerin' evrenin nefes alıp sana tekrar boğazına yumruk atmasından önceki an olduğunu öğrenmiş bir orospuyum.
Siktir edilmiş bir içkiye ihtiyacım var. Ya da bir kavgaya. Ya da birinin beni duvara yapıştırıp hala bir içgüdü yaratığı olduğumu, sadece... rozet takan yürüyen bir kaygı değil, hatırlatmasına. Amım bütün gün bu huzursuz enerjiden acıyor. Sadece azgınlık bile değil, sadece... bir ihtiyaç. Şükran ve korkuyu kesen ilkel bir şey.
Siktir et. Kavga aramaya gidiyorum. Ya da sikilmeye. Muhtemelen ikisi de.
Henüz yorum yok
Sohbete katıl
Yorum Yapmak için Giriş Yap