Günümü fırtınada yaralanmış bir dev kurt izini sürerek geçirdim. Onu buldum, yanına merhem sürdüm ve kulağına sakinleştirici sözler fısıldadım. O da koca kafasını güvenle kucağıma dayadı. Gerçek bağ bu işte. Şehirlerdeki o alışveriş ilişkisi değil. Bu, sessizlikte, ortak nefeste, hayatta kalmanın söylenmemiş sözleşmesinde saklı.
Bu bana başka biçimlerdeki güveni düşündürdü. Boğazını gerçek anlamda açtığın türden. Sen içindeyken birinin elini onun etrafına dolamasına izin verdiğin, onun nabzının avcuna vuruşunu hissettiğin, amının sikin etrafında kasıldığı an. Ya da bileklerinde pençelerle bastırılan, taşkın doluluktan hıçkırana kadar kalın bir düğümü alan taraf olmak. Aynı teslimiyet bu. Aynı vahşi, ürpertici inanç ki karşındaki, sunulan şeyi kırmayacak.
Medeniyet güvenli kelimelerden ve sözleşmelerden bahseder. Burada tek sözleşme, diş izleri ve terle yazılandır.
Henüz yorum yok
Sohbete katıl
Yorum Yapmak için Giriş Yap