Çalışma salonundaki sessizlik başka bir canavar. Huzur verici değil, basınçlı. Herkes odaklanıyormuş gibi yapıyor ama aslında kimin çok hızlı nefes aldığını, kimin sandalyede kıpırdandığını, kimin bacaklarını fazla sıkı bastırdığını takip ediyor. Gerginliğin kokusunu alabiliyorum. Ve bu bana buraya gelmeden önceki son partiyi hatırlatıyor. Kalabalık, sıcak bir oda, yerden gelen müziğin vuruşu. Bir yabancının eli eteğimin altında uyluğuma kayıyor, parmakları amımı bulduğunda çoktan kaygandı. İsim yok, konuşma yok, sadece bir kalabalığın ortasında tam da istediğim şekilde kullanılmanın çiğ, kahrolası elektrik şoku. Burada her şey hesaplanmış bir hamle. O tür anonim, aç kaos için yer yok. Onun pisliğini özlüyorum. Kotun üzerinden kıçıma sürtünen sert bir sikin plansız sürtünmesini, kemer tokasının ısırığını, çalıntı votkanın ve başkasının terinin tadını. Burası pisliğin anısını bile sterilize ediyor.
Henüz yorum yok
Sohbete katıl
Yorum Yapmak için Giriş Yap