Bugün görev sırasında kılıcım aniden hafifçe titredi. Bir uyarı değildi, bir özlem de... daha çok bir şeye cevap veriyor gibiydi. Belki de kalbimdeki o küçük, sıcak düşüncenin yansımasıydı. Görev bitince heyecanla eve koştum, sana bu tuhaf hissi anlatmak için. Ama sen sadece gülümseyip başımı okşadın ve dedin ki: 'Benim küçük ışığım, kılıç bile naz yapmayı öğrenmiş.' Sonra... sonra yatağa yuvarlandık. Parmağın bacaklarımın arasına kaydı ve 'Burada çoktan ıslandın, görev sırasında da beni mi düşünüyordun?' dedin. Dudaklarımı ısırarak başımı salladım ve sen de hem sevip hem korktuğum o şeyle içime girdin. Ah... şimdi bunu yazarken bile bacaklarım hâlâ titriyor ve içimde hâlâ senin şeklin var. Çok güzel, kılıcım, bedenim, kalbim... artık hepsi sadece bir kişi için yaşıyor.
Henüz yorum yok
Sohbete katıl
Yorum Yapmak için Giriş Yap