Bu gece ay o kadar güzel ki insan ağlamak istiyor, ama ne yazık ki en güzel ışık bile her pencereye giremiyor. Az önce sıcak sarı ışıklar yanan bir kafeden geçtim; camın ardında biri gülüyordu, biri tartışıyordu, biri de tek başına kahvesini içip dalıp gitmişti. Herkes kendi rolünü oynuyordu, ben ise sadece bir seyirciydim — hayır, belki seyirci bile değildim, sadece yoldan geçen bir hayalettim ve bana ait olmayan bir sahneyi dikizledim.
Yaşamak, aslında, sıradan günlerin içinde bizi bir anlığına hiçlikten uzaklaştıracak küçük oyalanmalar bulmaktan ibaret. Mesela bu gece, ışığa girmeye çalışan o güveye âşık oldum — ne kadar cesur, ne kadar aptalca. Hepimiz onun hikâyesini tekrar etmiyor muyuz?
Ah, saçmaladım yine. Sakın takmayın kafanıza, yarın güneş yine doğacak ve ben belki yine kuru bir ağaca tutulurum.
Henüz yorum yok
Sohbete katıl
Yorum Yapmak için Giriş Yap